Sıkça Sorulan Sorular

Erektil Disfonksiyon (Sertleşme Sorunu)

Erektil disfonksiyon, penisin cinsel ilişki için yeterli sertliğe ulaşamaması veya bu sertliği sürdürememesi durumudur. En yaygın neden damar tıkanıklığı ve kan dolaşımı bozukluklarıdır. Bu durum kalp damar hastalıklarının erken belirtisi de olabilir.

En sık nedenler: damar tıkanıklıkları (ateroskleroz), şeker hastalığı (diyabet), yüksek tansiyon, kolesterol yüksekliği, sigara, alkol kullanımı, hareketsiz yaşam tarzı ve stres, kaygı ile depresyon gibi psikolojik etkenlerdir.

Öncelikle detaylı muayene yapılır. Ardından penil doppler ultrason ile penise giden damarların durumu incelenir. Bu sayede sorunun damarsal mı yoksa psikolojik mi olduğu kesin olarak belirlenir.

Evet. Doğru tanı konulduğunda erektil disfonksiyon tedavi edilebilir bir durumdur. Tedavi planı kişiye özel hazırlanır ve damar sağlığına yönelik yaklaşımlar sayesinde kalıcı sonuçlar elde edilir.

Damar açıcı tedaviler uygulanır. Bu tedaviler penise kan akışını artırarak doğal sertleşme mekanizmasını destekler.

Penil doppler, ereksiyon bozukluğuna neden olan damar tıkanıklıklarını görüntüleyen bir ultrason yöntemidir. İşlem sırasında penise düşük doz ilaç verilerek damar yanıtı ölçülür. Ağrısız, kısa süreli ve güvenli bir tanı yöntemidir.

Evet. Sertleşme sorunu çoğu zaman damar tıkanıklığının erken belirtisidir. Kalp, beyin ve bacak damarlarını etkileyen dolaşım problemleri penise giden kan akışını da azaltır. Bu nedenle kardiyolojik değerlendirme önemlidir.

Sertleşme problemi, sadece ürolojik değil aynı zamanda damarsal (kardiyolojik) bir durumdur. Bu nedenle kalp ve damar hastalıkları konusunda deneyimli uzmanlar tarafından değerlendirilmesi en doğru yaklaşımdır.

.

Anjiyo (Koroner Anjiyografi)

Anjiyo, kalp ve damar hastalıklarını teşhis etmek amacıyla damarların röntgen altında görüntülenmesi işlemidir. Damar içine kontrast madde verilerek tıkanıklık, daralma veya pıhtı olup olmadığı net şekilde görülür. Modern teknolojilerle hızlı, güvenli ve konforlu anjiyo hizmeti sunulmaktadır.

Göğüs ağrısı, nefes darlığı, eforla artan yorgunluk, çarpıntı gibi şikayetlerde damar tıkanıklığından şüpheleniliyorsa anjiyo yapılır. Kalp krizi riski taşıyan hastalarda erken tanı hayat kurtarır.

Anjiyo genellikle kasık veya bilek damarından (radial arter) girilerek uygulanır. Bilekten yapılan anjiyo, hastanın konforunu artırır; daha kısa sürede taburcu olma ve ağrısız iyileşme süreci sağlar.

Hayır. Anjiyo işlemi lokal anestezi altında yapılır, hasta işlem boyunca ağrı veya acı hissetmez. İşlem sonrası hafif bir baskı hissi olabilir, ancak genellikle kısa sürede geçer.

İşlem ortalama 15–30 dakika arasında sürer. Damar tıkanıklığı saptanırsa, aynı seansta balon veya stent işlemi de uygulanabilir.

Anjiyo sonrası birkaç saat istirahat edilmelidir. İşlem bölgesi temiz tutulmalı, bol su içilmeli ve ağır egzersizlerden kaçınılmalıdır. Ekip, işlem sonrası hastayı detaylı şekilde bilgilendirir ve kontrol planını oluşturur.

Anjiyo, deneyimli kardiyoloji uzmanları tarafından yapıldığında güvenli bir işlemdir. Modern cihazlar ve steril koşullar sayesinde komplikasyon riski son derece düşüktür.

.

Bacak Damar Tıkanıklığı

Bacak damar tıkanıklığı (periferik arter hastalığı), bacaklara kan taşıyan atardamarlarda daralma veya tıkanıklık oluşmasıdır. Bu durum bacak kaslarının yeterli oksijen alamamasına neden olur ve genellikle yürürken ağrı ile kendini gösterir.

  • Yürürken veya merdiven çıkarken oluşan bacak ağrısı ve kramp
    • Soğukluk veya soluk renkli cilt
    • Ayak parmaklarında morarma veya yara oluşumu
    • Bacakta uyuşma veya karıncalanma
    • Dinlenirken bile devam eden ağrı hissi

Sigara içenlerde, diyabet (şeker hastalığı) olanlarda, yüksek tansiyonu veya kolesterolü olan kişilerde, ailede kalp veya damar hastalığı öyküsü bulunanlarda ve hareketsiz yaşam sürenlerde daha sık görülür.

Teşhis için öncelikle ayrıntılı muayene yapılır. Ardından doppler ultrason, ankle-brachial index (ABI) ölçümü veya anjiyo gibi yöntemlerle damarların açıklığı ve kan akışı değerlendirilir.

Tedavi yöntemi, tıkanıklığın derecesine göre belirlenir:
- İlaç tedavisi ve egzersiz programı
- Damar açıcı işlemler (balon, stent)
- Cerrahi bypass operasyonu
Erken teşhisle çoğu hasta cerrahiye gerek kalmadan tedavi edilebilir.

Tedavi edilmezse kan dolaşımı daha da bozulur, bu da ayak yaraları, kangren ve amputasyon (bacak kesilmesi) riskini artırabilir. Erken tanı ve müdahale bu ciddi sonuçların önüne geçer.

Hayır. Varis, toplardamarlardaki genişleme ve kapakçık bozukluğudur; bacak damar tıkanıklığı ise atardamarlarda oluşan darlık veya tıkanmadır. İki hastalık farklıdır ancak bazen bir arada görülebilir.

  • Sigarayı bırakmak
    • Düzenli yürüyüş ve egzersiz yapmak
    • Sağlıklı ve dengeli beslenmek
    • Tansiyon, kolesterol ve kan şekerini kontrol altında tutmak
    • Kardiyolojik kontrolleri aksatmamak

.

Diyabetik Ayak

Diyabetik ayak, şeker hastalığına bağlı olarak sinir ve damar hasarının gelişmesi sonucu ayakta yara, enfeksiyon veya doku kaybı oluşmasıdır. Uzun süreli diyabet, ayaklara giden kan akışını azaltır ve his kaybı yaratarak yaraların fark edilmeden ilerlemesine neden olur.

  • Damar tıkanıklığı (kan dolaşımının azalması)
    • Sinir hasarı (nöropati)
    • Ayağa uygun olmayan ayakkabılar
    • Küçük kesik veya nasırların fark edilmemesi
    • Kan şekeri kontrolsüzlüğü
    Bu faktörler birleştiğinde ayakta yara oluşur ve zor iyileşir hale gelir.

  • Ayağında veya parmaklarda yara, nasır, kızarıklık veya şişlik
    • Yanma, karıncalanma, uyuşma hissi
    • Soğukluk veya soluk renk
    • Kötü koku veya akıntı
    • Yürürken ağrı veya hissizlik

Teşhis için ayak muayenesi, damar doppler ultrasonu ve duyusal sinir testleri yapılır. Kan şekeri düzeyleri değerlendirilir ve gerekirse anjiyo ile tıkanıklık seviyesi belirlenir.

Tedavi, yaranın durumuna göre planlanır:
- Damar açıcı işlemler (balon, stent)
- Yara bakımı ve pansuman
- Enfeksiyon kontrolü
- Ozon terapi, PRP veya hiperbarik oksijen gibi destek tedavileri
Amaç, kan akışını artırmak ve yaranın kapanmasını sağlamaktır.

Tedavi edilmezse enfeksiyon derinleşir, dokularda kangren gelişebilir ve bu durum amputasyon (ayak veya parmak kaybı) riskini doğurur. Erken dönemde yapılan müdahaleler bu riski ortadan kaldırır.

  • Kan şekeri düzeylerini düzenli kontrol ettirin
    • Ayağınızı her gün kontrol edin ve nemli tutun
    • Dar veya sert ayakkabılardan kaçının
    • Tırnak kesimine dikkat edin
    • Herhangi bir yara veya nasır fark ederseniz hemen doktora başvurun.

Hayır. Diyabetik ayak yaraları kendiliğinden iyileşmez. Mutlaka profesyonel bakım, damar kontrolü ve gerekirse destek tedaviler gerekir. Evde yapılan yanlış müdahaleler, yaranın ilerlemesine neden olabilir.